Olay, Tunus'un güney kıyılarında meydana gelirken, diğer 30 kadar kişinin kaybolduğu bildirildi. Olayın ardından başlatılan arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. Göçmenlerin, Avrupa'ya ulaşmak amacıyla Tunus’tan hareket ettikleri ve denizde meydana gelen bu trajedinin, Akdeniz’deki göçmen dramını bir kez daha gözler önüne serdiği ifade ediliyor.
Tunus'un sahil güvenlik ekipleri, batmaya başlayan teknelerin bulunduğu bölgede yaptığı ilk araştırmalarda, kazanın sabah saatlerinde gerçekleştiğini tespit etti. Göçmenlerin, özellikle Libya’dan yola çıktıkları ve Tunus'un sahilini geçerek Avrupa’ya ulaşmayı planladıkları düşünülüyor. Tekneler, aşırı kalabalık olmanın yanı sıra kötü hava koşulları nedeniyle fırtına ve dalgalara dayanamayarak alabora oldu.
Tunuslu yetkililer, olayın ardından denize düşen kişileri kurtarmak için bölgedeki arama-kurtarma çalışmalarını başlattı. İlk olarak, kıyıya vuran bazı cesetler bulundu ve daha sonra denizde kaybolan göçmenleri bulabilmek amacıyla geniş bir operasyon başlatıldı. Şu ana kadar 27 kişinin cesedine ulaşıldığı, kaybolan 30 kişiye ise hâlâ ulaşılamadığı bildirildi. Arama-kurtarma çalışmalarına, Tunus'un yanı sıra komşu ülkelerden de yardım teklifleri geldi.
Bu trajik olay, Akdeniz’deki göçmen krizini bir kez daha gözler önüne serdi. Her yıl binlerce göçmen, Avrupa’ya ulaşmak amacıyla tehlikeli deniz yolculuklarına çıkıyor, ancak bu yolculuklar çoğu zaman can kayıplarına yol açıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, Avrupa'ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin daha güvenli yollarla seyahat etmelerini sağlamak için çağrıda bulunuyor.
Tunus hükümeti, göçmenlerin denize açılmasının önlenmesi ve deniz kazalarının engellenmesi adına daha sıkı önlemler almayı planladıklarını açıkladı. Ancak, ekonomik zorluklar ve yaşam koşulları nedeniyle bu tür tehlikeli yolculukların devam edeceği öngörülüyor.
Tunus’taki bu trajedi, dünya çapında göçmen hakları ve deniz kazaları konusunda daha fazla farkındalık yaratmaya yönelik bir çağrıyı beraberinde getiriyor. Göçmenlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve Avrupa’ya giden güvenli yolların açılması gerektiği bir kez daha vurgulanıyor.